Moda Sahnesi Yorumu ile Fırtına

Daha önceden izlediğim iki adet Shakespeare -Hamlet, En Kısa Gecenin Rüyası- yorumu ile birlikte bu oyun Moda sahnesinde izlediğim 3. Shakespeare yorumlanışıydı. Bu oyundan ilk edindiğim izlenim Kemal Aydoğan'ın (oyunun yönetmeni) Shakespeare Tiyatrosu ile ilgili anlayışını en iyi işlediği oyun olmasıydı. "Peki Nedir bu farklı anlayış" diye sormadan ben başlıyayım kendimce anlatmaya. İlk önce Shakespeare dil konusunda bir dahidir veyahut Köylü Ahmet'ten üst düzeydedir ama neticede Köylü Ahmet'in oğludur. Yani Shakespeare'in dili aynı zamanda halk dilinden arınmamıştır. Peki bu oyun içinde nasıl yorumlanmalı bu soruya seyrettiğim oyunun verdiği  cevap Halk kişisi ile entelektüel birikimi olan kişi beraber bu oyunu izlemeli ama izledikleri şey elbette aynı olmayacaktır. Halk kişisi, çoğu kez gürültü gümbürtüye kendini kaptıracak dilin güzelliğini unutacaktır ama entelektüel birikimi olan izleyici kendisini gürültü gümbürtüden salondakilerin güldüklerinden arındıracak ve Shakespeare'in sözcüklerinin büyüsüyle iç dünyasında bir dansa başlayacaktır. Oyunun diğer etkenlerine geçersek ilk önce dekordan başlamak isterim "Minimal" denilebilecek sade bir dekor vardı ama sahnenin kullanılışı ve ışık kullanımı sayesinde adeta adanın her tarafında gezmiş gibi hissettim. Oyunculuklar ortalamanın oldukça üzerindeydi beni mest eden oyuncu ise "Prospero" rolündeki Hüseyin Avni Danyal oldu.
Yazıma son satır olarak bir tebrik ekliyorum oyunu kendi dil anlayışı ile Türkçemize kazandıran Emine Ayhan için.

Not:Bu oyunu moda sahnesinde ve İstanbul Tiyatro Festivali sürecinde izleyebilirsiniz 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dinlediğim Kadarıyla Müzisyenlerin Yolculuğu

Uyarca